|
Türkiye,devlet ve millet olarak bir yılı daha geride bırakırken,yeni yıla başta bölücü terör olmak üzere yıllardır bir türlü çözülmeyen işsizlik, hayat pahalılığı, eğitim, sağlık alanlarındaki temel sorunlarla girmektedir
Tüm bu sorunları çözmesi gereken birinci derecedeki sorumlu kurum şüphesiz genelde siyaset kurumu, özelde ise mevcut siyasi iktidardır. Çünkü, siyaset geri kalmışlıkla mücadele için,devletin ve milletin maddi ve manevi kalkınması için, onurlu ülkenin onurlu vatandaşları için ve milletin hakkı ve hukuku için yapılır.Bir milletin maddi ve manevi kalınması için temel şart hür ve bağımsız yaşaması olduğuna göre, siyasi otoritenin başlıca görev ve sorumluluğu milletin birlik ve bütünlüğünü korumaktır. Bu da ancak,Ortak tarih, ortak kader,ortak mensubiyet şuur ve ortak hedef ve gelecek bilinci üzerine kurulu bir sosyal ve siyaset anlayışı ve uygulamasının yürütülmesi ile mümkündür. Bir millete yapılabilecek en büyük kötülük, milleti etnik ve suni farklılıklara göre ele almak suretiyle, ortak millet şuurunun tahrip edilmesidir. Tek devlet ve tek millet kavramlarının tartışılmaya açıldığı, sosyal birliğin ve bütünlüğün zayıflatıldığı ortamda terör ve ekonomik meselelerin gerçek anlamda çözülmesi mümkün görünmemektedir. Hal böyle olunca, devlet olarak sizi yıllardır tehdit eden, binlerce insanınızı şehit eden bölücü teröre karşı harekete geçmeniz için milli iradenin tecelli yeri olan T.B.M.M'nin tezkeresi yeterli gelmez, ayrıca belirli dış merkezlerden onay almanız gereklidir. Hal böyle olunca, devletin ekonomik olarak küçültülmesi için, kamu sektörünün özelleştirilmesi yerine, özel sektörün yabancılaştırılması yapılır ve bir devlet için stratejik değeri olan bankacılık, telekom, enerji gibi alanlarda yabancı irade hakim olmaya başlar.Sosyal, siyasi ve ekonomik meselelerin çözümü için doğru fikirler ve projeler gereklidir, ancak yeterli değildir. Doğru fikirlerin 'doğru olarak' hayata geçirilmesi için 'doğru adamlara da' ihtiyaç vardır. Doğru adamlar da, mensup olduğu milletin 'hürriyet felsefesine' ve tarih şuuruna inanan insanlardır. Onlar için,hürriyet fikrinin siyasi ve sosyal alandaki tecellisi demokrasi,tarih şuurunun tecelli yeri ise milli kültür ve medeniyettir. Çünkü, milletin bütün maddi ve manevi tüm hayatı ve kaderi, kültür ve medeniyet değerleri tarihine ve demokrasiye sıkı sıkıya bağlıdır.Yeni yılda ve yıllarda Türk Milleti'nin hürriyet felsefesine ve tarih şuuruna inanan 'doğru adamların' göreve gelmesi dilek ve duası ile yeni yılınız hayırlı olsun. |