|
Türkiye, yapılan anayasa değişikliği nedeniyle kendi iç gündemi ile yoğun olarak çok fazla
meşgul olduğundan dolayı,uluslararası alanda bizi ve KKTC'yi de yakından
ilgilendiren önemli bir gelişmeye seyirci kalmaktadır. Kosova'nın Sırbistan'dan
ayrılarak bağımsızlık ilan edecek olması, başta ABD ve Rusya olmak üzere farklı
çıkar ve beklentileri olan ülkeler arasında tartışma başlattı. 1999 yılından
beri BM mandasında ve NATO korumasında bulunan Kosova'nın bağımsızlık ilanının
'tanınmayan devletler'için bir EMSAL oluşturacağı endişesi devletlerin farklı pozisyon almasına yol
açtı. Rusya, Kosova'nın bağımsızlığına
şiddetle karşı çıkarken,Güney Osetya ve Abhazya'ya yönelik politikasını
değiştireceğini resmen ilan etti. ABD ve AB ülkelerinin büyük çoğunluğu (Rum
Yönetimi ve Yunanistan hariç) Kosova'nın bağımsızlığını desteklerken, Kosova'nın KKTC dahil diğerleri için emsal
teşkil etmeyeceğini açıkladılar. Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan ise, Kosova'nın
bağımsızlığını kabul etmeyeceklerini ve Kuzey Kıbrıs için emsal olmayacağını
resmen belirtiler.
AB'nin Kosova'yı tanıyacağını duyurması üzerine,Türkiye'de
gayri resmi olarak bu yönde tutum aldı.Ancak,
Başbakan Erdoğan'ın bir çok önemli konuda olduğu gibi,bu konuda da
kafasının net olmadığı görülmektedir.
Başbakan,geçen ay yaptığı İspanya gezisi sırasında, 'Türkiye'nin
Kosova'nın bağımsızlığına olumlu baktığını,ancak Kosova ve Kıbrıs sorununun
birbiriyle ilgisi olmadığını ve çok farklı konular olduklarını'açıkladı. Şimdi,
Kosova ve KKTC 'ni yan yana getirerek çok fark olup olmadığını kolayca
görebiliriz:
-Sırbistan hükümetinin 1999 yılında yapılan NATO
müdahalesinden başlayarak Kosova'da hiçbir yönetim gücü, etkisi ve yaptırımı
yok. KKTC 'de 1974 yılından beri Rum yönetimi'nın tamamen dışında varlığını
sürdürmektedir.
-Kosova'nın yıllardır ayrı parlamentosu,hükümeti var ve
kendi kendini yönetiyor. KKTC'ninde ayrı parlamento ve hükümeti mevcut.
-Kosova'nın kendi ordusu ve güvenlik güçleri var, aynı
şekilde KKTC'de kendi ordu ve güvenlik güçlerine sahip.
-Kosova'nın kendi ulusal bayrağı ve parası mevcut, aynı
durum KKTC'de de geçerli.
Yukarıda görüldüğü gibi,Başbakan'nın açıklamasının
aksine,Kosova ile KKTC arasında değil farklılık,birçok konuda büyük
benzerlikler var. Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan'da Kosova ve Kıbrıs'ın
farklı olduğunu ve Kosova'nın Kuzey Kıbrıs için asla emsal olmayacağını
açıklamaları ileriye yönelik bir pozisyon almaktır. AB'nin Kosova'yı tanırken,
neden KKTC'yi tanımadığı sorusu haklı olarak Rusya lideri Putin tarafından dile
getirilirken, Türkiye'nin bu konuda sessiz kalması düşündürücüdür. Dış politika
her zaman birtakım gelişmeler olduktan sonra tutum belirlemeyi kaldırmaz.
Aksine, ilerde olabilecek gelişmeleri yönlendirebilecek öngörü ve strateji
gerektirir.
Başbakan'ın 'Kosova'nın Kıbrıs sorunuyla hiç ilgisi yok'
açıklaması gelecekte, KKTC'nın bağımsızlığının tanınması konusunda, Türkiye'nin
önüne konacak bir karşı arguman olacaktır. Kıbrıs Rum kesiminde yapılacak
başkanlık seçimlerinden sonra BM, ABD VE AB'nin Kıbrıs konusunda yeni bir
girişim başlatmaları beklenmektedir.Ancak, bu girişimlerinde Rumlar sayesinde sonuçsuz kalacağını
söyleyebiliz. O zaman ne olacak? Kuzey Kıbrıs Türk Devleti zorunlu olarak
Kosova EMSALİNE DÖNÜŞECEK.
|