Skip to content
Buradasınız:Anasayfa arrow Haberler arrow Dünya arrow Dünya ekonomisi nereye koşuyor?
Dünya ekonomisi nereye koşuyor? PDF Yazdır E-posta

Image

G-20 ülkelerinin liderleri Londra’daki zirvede uzlaşma kararı aldı. Londra zirvesinin ardından Türk medyasına yansıyan oldukça basit ve durağan yorumlar oldu. G-20 zirvesiden çıkarılacak en önemli sonuçlar neler? ABD’nin hegomanyasının yavaş yavaş geride kalması, ‘ulus devlet’in son çırpınışları, yeni bir mali sistemin kaçınılmazlığı ve G-20’ye karşı olan sert protesto gösterileri.

Londra’da gerçekleştirilen dünyanın en gelişmiş 20 ülkesini buluşturan zirveden uzlaşma kararı çıktı. Son dönemde dünyayı sarsan Mortage Krizi’nin dünyaya yansımaları ile zor durumda kalan dünya ekonomisi, belki de yaşadığı krizden daha büyüklerini yaşayabileceğinin sinyallerini alması sonucu en sonunda birlikte hareket etmek konusunda fikir birliğine vardı.Daha önceki G-20 zirvelerinde çıkan olaylar tekrar yaşandı, sokaklar savaş alanına döndü, bazı göstericiler yaralandı, Londra polisi geniş önlemler almak zorunda kaldı.


Mortage krizinin dalga dalga yayılmasının ardından birçok finans devinin batması ardından dünyanın tüm sektörlerinde ciddi bir likidite sıkışması ve talep daralmasının yaşanmasının ardından herkes gelişmekte olan ülkelerin ‘korumacılığa dönmesi, finans kapital sistemin zarar görmesi ve neoliberal politikalardan uzaklaşarak son dönemde oldukça hız kazanan globalleşme potasından çıkabilmesinden endişe eder oldu. Başta ABD olmak üzere dünyanın en önde gelen ülkeleri, kısa bir süredir işlevini yitirmiş olan IMF(Uluslararası Para Fonu), Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü’nü 5 trilyon kaynak ile tekrar devreye sokup dünyaya ‘ekonomi emin ellerde’ mesajı vermeye çalıştılar.

‘Yeni bir mali sistem’ hayal mi?

G-20 Londra zirvesinin ardından Türk medyasına yansıyan oldukça basit ve durağan yorumlar oldu. Dünyanın zirvesinde anlaşmaya varıldığının ve hakim Anglokson cephenin(ABD-İngiltere) tekrar yönetimi devralmaya başladığına yorulabilecek haberler gazetelerimizde yer aldı. Öncelikle krizden çıkarılması gereken en önemli olaylardan biri ‘yeni bir mali sistemin kaçınılmazlığı’. Zira Çin, ‘rezerv para’ için oldukça israrcı bir tutum sergiledi, son bir kaç aydır. Rusya’nın da rezerv paranın dolar olmasına çok sert eleştirileri var, uzun zamandır.
Bilindiği üzere “Yen/dolar”dan birinin çok değerlenmesi dünyayı yeni bir krize daha sokabilir, bu zirve kısa zamanda bu konuda yeni kararlar alınabileceğinin sinyallerini verdi.
 
Ulus devlet can çekişiyor


Bir diğer mesele ‘ulus-devlet anlayışı’nın Avrupa Birliği içinde ayrışmaya başlaması olarak göz önüne alınmalı. Zira Merkel ve Sarkozy işbirliği konusunda ABD’ye oldukça sert muhalefet gösterdi. Yakında “ciddi bir ayrışma olabilir mi” sorusu akla düştü. Devletin daha etkin olduğu politikaların bir modeli tercih etmeleri bu iki ülkenin, diğer ülkelere krizden çıkış için başka bir kapı aralayabilir mi?

Şimdiye kadar yapılan en sert eylemler yapıldı, Londra’da. İnsanlar seslerini duyurabilmek içn polisle çatışmaya bile girdi. Yaralananlar, göz altına alınanlar oldu. Daha önce Yunanistan’da yaşananları bile arattı bu son karşı duruş. Bu da bizi üçüncü dikkat çekici meseleye götürüyor.

Üçüncü mesele de‘alternatif bir sol’un eksikliği: “Dünya enternasyonelini arıyor”. Yaşadığımız krize çözüm önerileri sunacak belki de kapitalizmi düştüğü çukurdan yukarı çekebilecek yeni bir meydan okuyuş. Bilinmeli ki; tüm iktisat tarihi meydan okuyuşların, karşıt üşüncelerin birbirine kattıklarıyla var oldu.
 

 
Sonraki >

Bu Ayki Sayımız

Site İstatistik

Bugün52
Dün154
Bu Hafta749
Bu Ay1948
Toplam160817

Saat

Hava Durumu

Bugünkü Falınız

Bugünkü Burcunuz